06.11.2018 – Le Petit Ange (17.Prova)

Haftanın ikinci provası, bugün bir misafirimiz var. Reji yardımcılığına soyunup iki haftadan fazla süredir mazeretsiz aramızda olmayan birisi. Kendisi umarım gerekli dersleri çıkarmıştır. Burada yansıtmaya çalıştığımız işin en önemli kısmı özveridir. Ve yönetmen olarak topluluğumuzun ilerleyen yıllarda süreci yönetebilecek insanlara ihtiyacı olduğu düşüncesindeyim. Günlerdir yazdığım bu yazıların en somut katkısı belki de bu konu üzerine olacaktır. Emek veren herkes saygıyı hak eder.

Yoğun, gademeli olarak eksiklerimizin üstüne gittiğimiz ve artık ikinci perdenin bizim olmaya başladığı düşüncesinin oturduğu bir prova oldu. Artık sürecin ertelenmemesi gereken kısmına girdik. Artan emekle birlikte ciddiyet de artmalı. Geçen hafta “Ter akacak.” dedim tam da öyle oldu bugün. Altı, yedi, sekizin üstüne bir de ilk perde akışı aldık. Vallahi ben memnun kaldım hepsini tebrik ediyorum. Gelelim güldürmeli, dikkat çeken notlarımıza:

  • Açılışı Bahadır kardeşimle yapacağım… Kendi deyimiyle bazı “ensanteneler” sundu bizlere. Kırk yıllık Funda Demirbay’ı Funda “Demiray” yaptı, günlük dozunu tamamlamış oldu böylece.
  • Oğulcan tam dört kere Mözyö Hamid’e “madam” diye hitap edince yazmadan olmadı. Oysa oyunda bilinenden fazla bir madam var 🙂 . “Sukabi” Anatoliy, pörfekto tepki.
  • Bugün ilk bombasıyla kayıtlara geçen bir Nilüfer var: “Çayraka”
  • Ceren bugün  tokatlamalara doymadı…
  • Mözyö bugün madam olayazsa da formundaydı. Yine ters şeylere takıldı, kendileri Fahrenheit’a değil 92’ye mesela… Bir de “ove ove ove osas”ı hangi replikte dediği hatırlanmamakta. Son olarak dekorun azizliğine uğrayarak arkadan yanlayarak geçince Funda’yı Selşuğa kaptırıyordu az kala…
  • Provalarımızın bu yıl sessiz bir elemanı var: Şule. Son prova dikkatimi çekmiş olacak ki fotoğrafladım. Elinde kitabı rolü olmasa bile gelip oturdu alkışı hak ederek.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir