16.10.2018 – Le Petit Ange (11.Prova)

Hızlı hızlı ısınıp hemen provamıza geçtik bugün, dün az çalışabilmiştik, telafi etmek gerekti. Şimdi ilk perde tamam sayılır ama arada baştan da alıyoruz ki unutulmasın. Genel akış iyiydi anlayacağınız. Perşembe günü güzel bir ilk perde akışı alıp bol bol not çıkarmak istiyorum, ince dokunuşlarla sahneye oturacak her şey. Gel gelelim günün komik olaylarına:

• Çengız’ın “Asmak, kesmek, kelle uçurmak…” ile başlayan ama devamını eksik ciğer sendromu nedeniyle getiremediği anlar görülmeye değerdi bence. Bunun üzerine malzeme defterime hemen yazdım. “Çengız’e ciğer alınacak.”

• Mumın Kağan’a yaptığım “ya” kelimelerini azaltalım canım uyarasının üstüne çarpı iki “ya” demeye başlaması bana hiç de yabancı gelmedi. İlk zamanlar hep olur, dikkat edeceğin şeyi daha da abartırsın yapamayarak.

• “Kazanacağız da, olacağız da!” mottosuyla ekipteki yeni suflörümüz, Can’ımız yavaş yavaş suflörlüğü kapıyor. Neyse, komik olan şu, bir yerde çocuğun dalması üzerine repliğini unutan Bahadır’ın “Ha bu suflör nerde ya?” deyişiydi.

Mözyö Hamid’in de dediği gibi: “Ben müşteri değilim, garsonum.” yanılsamasıyla kapatıyorum günü, kalın sağlıcakla.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir