18.09.2018 – Le Petit Ange (1. Prova)

Evet sayın site sakinleri, bugün başlıyoruz. Bir aksilik olmazsa oyunumuz çıkana dek buralarda fitne fücur dolu prova günlüğümüz dışında bazen de oyun nasıl gidiyor ondan bahsedeceğim. Aslında bu ilk prova değil, neyse boş verelim onu. Sınıfa girdik, giriş o giriş, yayıldık masamızın başına, bekliyoruz. Sizce kimi? Tabii ki de ilk provaların yitik ismi Nesliş, onu bekleyedurduk. Her zamanki vizyonumla dedim, kardeş başlıyoruz. Mözyö Zamet “Oyunu baştan okuyalım, fikir olsun.” dedi. “İyi.” dedim. Baştan değişe değişe okuyalım dedik. Okuyoruz okumasına da her gelen eli boş geliyor. Nesli geldi, ne su almış ne probis. Sonra paşam girdi içeriye, o da boş. Neyse okuyoruz, gülüyoruz, eğleniyoruz. Bahadır’ım, canım adminim, geçen seneki “Canavarsın sen, dinozor!” doğaçlamasının üstüne bugün de zaman makinesine “insan makinesi” dedi. Olsun bize üreten, özgün adam lazım kardeşim. Mözyö Zamet Ham-İD’i okurken bir ara Abdulkadir’i izletti bize. Hayat zor, provalar güzel başladı ama. Bu seneki o masa başı okumalarının faydasını göreceğimize inanıyorum. Birkaç karakteri de belirlemiş olduk bu arada. Provanın sonuna doğru Kaan ve bana spontan gelen idiopatik östrojen ilerleyen zamanlarda değişik eserlere dönüşecek gibi. Özetle şimdilik her şey çok iyi, bizler eğleniyoruz. Belki zamanla anlattıklarım daha çok eğlendirir sizleri. Güzel oyun olacak güzel…

 

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir