27.11.19 – Prova Günlükleri (13.Prova)

Yeni yeni oturtmaya başladığımız “16.55” kuralına çoğumuz alışmışız ki saat beş olmadan yerlerimize geçiyoruz. Uzun bir sessizlik olmuyor değil.Yaklaşan komitelerin vermiş olduğu gerginlik de bu sessizliğe dahil. Samet ve Kaan’ın da gelişiyle başlıyor çalışmalarımız. Tabii ki önce gündemler alınıyor. Herkese uygun bir program hazırlamaya çalışıyoruz. Dertler bitmiyor asla. Geçen hafta ayarladığımız oyun tarihini yeniden düşünmek zorunda kalıyoruz. Gündemlere ayırdığımız süre bittiğinde okumaya başlıyoruz oyunumuzu.

Doğru olan her şey gerçek midir? Neden herkes çok kötü zamanlara bile denk gelse kendi çocukluğunu över, kendi çocukluğuna özlem duyar? Dedemizin çocukluğu gerçekten de bizimkinden daha mı güzeldir?

Siyasetten bahsediyoruz sonra. Siyasetin ailemize, çocukluğumuza etkisinden. Her birimizden farklı hikayeler çıkıyor bu konuda. Bazıları benzer bazıları farklı… Ortak kararımız ise her konuda bir fikrimiz olması yönünde buna siyaset de dahil.
Zamanın varlığını yokluğunu didikliyoruz devamında. Anıl’ın yönelttiği bir soru üzerine içselleştirmek ve bireyselleştirmek kavramlarını karşılaştırıyoruz. Muhammed en az bir pasta kadar tatlı tarifiyle 🙂 açıklamaya çalışıyor. Samet’in dedesinden babasına sonra da büyük ihtimalle kendisine aktarılacak olan ‘Zigana Tekrarları’nı öğreniyoruz sonrasında. Neden ‘Neden?’ deriz ya da nasıl ‘Neden?’ deriz? Yoksa bunu ‘Neden nasıl deriz?’ diye mi sormalıydım?! Neyse Bunu Sonuyku düşünsün!

Yazıyla anlatılamayacak yüz ifadelerimiz, kahkalarımız, ses tonlarımız… Aslında hepsi bugünün bir parçası.
Vee bir günün daha sonuna geliyoruz .

Bir sonraki provada görüşmek üzere 👋🏻

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir