Acilen Sanata Dönülmeli…

Öyle bir dönem geçirdim ki okul anlamında bir o kadar yoğun, verimli, sanatsal ve hobisel olarak da düşünceli, özlemli, istirahatli, muhakemeli bir dönem oldu. Kısacası detoks benzeri bir dönem yaşadım. Geçen yılın sonunda aldığım bu karara şu an baktığımda doğru olanı yaptığımı ve kararımın doğru olduğunu düşünüyorum.

Şimdi ise sırada kafadaki projelerin planını yapıp gidiş haritasını çizmek. Bu arada Hartheim’dan haber var. Oyun kabul sürecinin en az altı aylık bir süreç olduğunu bile bile sabırsızlanıp Başdramaturgluk’a mail attım hemen döndüler oyunumuzun henüz toplantıya girmediğini girdikten sonraki sonucun bildirileceğini söylediler. En azından oyunun iletildiğini ve sürece tabii tutulduğunu öğrenmiş oldum. Amok ile ilgili bazı kısımları netleştirip Nisan-Mayıs aylarına yetiştirme kararı aldım. Tabi ki oyuncu rejisör ve tiyatrosever bakış açısıyla bolca oyun izleme planlarımız da var.

Başlığın hakkını verecek bir kesitle bitirmek gerekirse: Sanattan uzaklaşmak öyle ki sen onu bırakınca o seni daha çok bırakıyor. O yüzden kaldığımız yerden hızlıca devam etmeliyiz ki ruhumuz gönlümüz ferahlasın. Başarılarımız ve üretkenliğimiz daim olsun. Toplumsal yönüne gelirsek de sanata dönen, değer veren bir toplum her alanda başarıyı yakalar. Çünkü aydınlık, iyi niyet şeffaflık sanattan geçiyor…

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir