Aklım Karışık

Güneş doğup battı, bir turunu attı.

Saatler geçti, hüzünler geçti.

Kızgınlıklar, kırgınlıklar, öfkeler gelip geçti.

Bazen düşüncelerimi seçemeden düşünceler beni seçti.

Sağlam sandığım tekerler patladı, en hassas yerimden beni sakatladı. Böyle olunca hâl yol yarım kaldı, yol yarımken kalpten de bir parça aldı. Tekrar yerine koymak istesem sanma ki sonunda tamamlandı.

Bir baktım gökyüzü masmavi geldi. Maviyi izlerken sessizliğimi bir gök gürültüsü deldi. Beni alıp götüren düşlerim sanırken, asıl alıp götüren kırık hayallerden bir yeldi.

Rüzgâr esti, aldı götürdü kavurucu sıcağı, sıcak mıdır alıp götürdüğü yoksa var mı aklımdan alacağı? Kalbim arkadan seslense ona da var mı bırakacağı? Ya da kalbimin var mı ki ondan korkacağı?

Güvenin kollarında uyuyakalmayı seçtim, inkâr da etsem biraz kendimden geçtim. Yaz için yağmurdan, güneş için buluttan vazgeçtim; gökkuşağı beklerken fırtınayla güreştim.

Elimde kırmızı elma, baldan tatlı ne alâ;  meğer içi zehirmiş anlamadın mı halâ? Aç kalsan yer misin, ona boyun eğer misin? Söyle madem o zaman güçlüyüm ben der misin?

Yalnızlıktan korkarak kendini terk eder misin? Yoksa tüm ruhunu hemen kalabalığa feda eder misin?

Kulaklar söz yumağı, kalpler sevgi dolu fıçı;  şöyle derine iniversen dolu mudur peki içi? Her şey güzel hoş hayatta yaşadın mı peki hiçi? Aldırma ona buna her şey gelip geçici.

İnanmak nasıl anlatılır?

Ya da inanmamak nasıl atlatılır?

Tüm duyguların korosunda buna nasıl kafa patlatılır?

Sesim mi içimden gelir, ben mi iç sesimimdir? Doğru da olsa yanlış da, bırak bu benim seçimimdir.

Kaptan olup açılsam denizlere, giderim belki bilinmezlere. Tutarım parlak bir ışık o zaman, ne gerek var zor bilmecelere?

Hayranımdır gündüzden daha çok,  sessiz ışıltılı gecelere; gözler daha anlamlıdır ne gerek var fazla hecelere?

Kendini koy karşına, ilaç gibidir başına; ne zaman denesem bunu aklım döner şaşkına.

Eğitsem de içimi yenik düşerim baskına, tıpkı bazen düştüğüm gibi bilmediğim yazgıma.

Yavaş yavaş doldurduğum balonumu tutarken elimde, korkuyorum kim bilir bir gün bulamam belki yerinde. Söküp atamadıklarım acıtıyor bazen canımı bilmem çok mu derinde? Ya da belki bırakmalıyım, taş ağırdır yerinde.

Bir evren var keşfedemediğim aklımın içinde, konuşsam da yazsam da tarif edemediğim biçimde.

Tükürsem de yutsam da izi kalır hep dilimde, aklım hep karışık, anlarım belki günün birinde.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir