Anahtar Sorular

Beni bu yazıyı yazmaya sürükleyen, “Para verip üstüne bir de korktun mu?” sorusudur.

Birdenbire verebildiğim cevap ise “Duygu depolamak içindi.” oldu. Bu sorunun üzerine düşmek zihnimdeki pek çok sorunun cevaplarına kavuşmasına neden oldu. Bu duygu depolama işleminin ne kadar kritik noktalarda işe yaradığını farkına vardım.

Belli dönemlerde duygu yoğunluğumuzu ölçemeyecek kadar meşgul oluruz. Çünkü yeteri kadar sevinmişizdir, korkmuşuzdur, heyecanlanmışızdır ve bu tip duygular yaşam kalitemiz üzerinde büyük roller oynamışlardır.

Bir de boşlukta olduğumuz zamanlar vardır. İç sesimize zaman ayırdığımız ve bol bol dalıp gittiğimiz dönemler. Bu tip dönemlerde çeşitli duygulara ihtiyaç duyarız. Çünkü bu dönemler alakasız gelecek olsa bile hayatımızda dönüm noktası olmaya aday dönemlerdir. Dönüm noktasından kastım, duygu yoğunluğumuzu uzun bir süreliğine kaybetme ihtimalimizdir. Bu ihtimal de hayatı daha çekilmez ve keyifsiz bir hale sürükler.

Oturup düşündüğümüzde, pek çok aktivite saçma sapan gelir. İnsan neden sporla, resimle, tiyatroyla ilgilensin ki? Neden insan bu tip eylemlere ihtiyaç duysun ki?

Aslında olay büyük bir oranla duygu yoğunluğu isteğinden ve ihtiyacından doğar. Spor, adrenalin; resim, duygu betimlemesi; müzik de içimizde birikenlerin dile geliş biçimi; tiyatro da içimizdekilerle harmalanladığımız yeni kişilerdir. İnsan duygu yoğunluğu olmadan varolmakta güçlük çeker. Var oluşuyla savaş verir. Nitekim bu tip eylemler, duygularımızın ilacıdır. Her insan gerektiğinde deşarj, gerektiğinde duygu biriktirmeyi hak eder.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir