Ayna

İnsanlığın soyu bu denli tükenirken bir şeyler mi yapsak?

Değişsek ya biraz değiştirsek ya insan olmaya çalışsak. Kabullenmek zor gelse de tükendiğimizi anlasak. Susmasak da konuşsak durmasak da benliğimize karışsak. Savaşmaktan vazgeçip barışmaya çalışsak, acı haberlere değil sevinçlere alışsak. Ağlayan insanların seyircisi değil de mutluluktan parlayan gözlerin bağımlısı olsak.

Hayatın gerçekliğine pembe dizilerle perde çekmesek keşke. Umutları o iki saatlik bölümlerde değil de 24 saatlik günlerde arasak. O tozpembe dizilerde âşık olmaya özendirilmek yerine keşke biraz da insan olmaya özendirilsek. Kalbimizin odacıklarında kaybolmuş tozlanmış duyguları ortaya çıkartsak bir bakıma. Kurumuş benliğimizi sulayıp yeşertsek bir çırpıda. Sevgimizi, şefkatimizi, acıma duygumuzu diriltsek dünyaya. Her gün insan olmanın anlamını anlatsak içimize. Hırslarımızın, öfkemizin, nefretimizin rezilleri olmasak da kalbimizin vezirleri olsak. Gözdeki yaşımızı saklayıp ağlamaktan değil de yersiz mutluluklardan utansak. Cebimizdeki paralara değil, içimizdeki insanlığa güvensek. Ön yargılarımızın mimarı değil kalbimizin mühendisi olsak. İnsanların kalplerine duvar örmesek de pili bitmeyen fenerler tutsak. Karanlığı yok etmek için ona ışık tutmak gerekmez mi?

“Daha çok”ların hayal adamı olmasak da “iyi ki”lerin kralları kraliçeleri olsak. Bencillikten sıyrılıp cömertliğe soyunsak. Sefanın pişkinleri değil, vefanın düşkünleri olsak. Ağlayanla ağlayıp gülenle gülebilsek. Düşenin elinden tutup havaya kaldırabilsek. Yarını düşlediğimiz kadar dünle de yaşayabilsek.

Hayatta refah için amaç olarak gördüğümüz parayı keşke biraz da yardım aracı olarak kullanabilsek. Parayla satın alabileceklerimizin planlarını yaptığımız kadar parayla satın alamayacaklarımızın değerini anlayabilsek. Kırdığımız kalplerin özrünü dilesek zorlanmadan, affetsek küskünlükleri vazgeçsek savunmadan. Hep kendi mutluluğumuz için değil de başkalarını mutlu etmek için de yaşasak. İçimizle dışımızı bir yapıp kalbimize ayna tutsak.

Ülke, millet, dil, din, ırk ayrımı yapanlardan olmasak.

Hayaller kurmaktan değil hayatları yıkmaktan korksak.

Sonsuza dek yaşayacakmış gibi değil de sanki yarın ölecekmiş gibi yaşasak,

İşte belki o zaman insan oluruz.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir