Çocuk Susar Sen Susma

Bugün 58. yaşımın ilk günü.

Torun torba derken, eş oldum anne oldum nine bile oldum.

Yaşlandım, yaş aldım.

Güzel bir evlilik kurdum.

4 çocuk yaptım, evimden çocuk sesleri eksilmedi.

Onları büyütürken ben de büyüdüm.

Her istediklerini yapan bir anne olmadım, disiplinli ama çok da eğlenceli bir anne oldum onlara.

Hayat arkadaşımla büyüttük, okuttuk, evlendirdik yuva sahibi yaptık evlatlarımızı.

Ve gel zaman git zaman işte 57 koca yıl bir şekilde geçti gitti.

Çok güzel günler yaşadım.

Ama hala bir şeyi hiç unutmadım, unutamadım.

Onunla ilgili bir haber gördüğümde aklıma düşen, eğer o gün çok yorulmuşsam geceleyin kabusuma giren, çocuklarımı ilk zamanlar büyütürken onların akan her gözyaşında kalbimi ağrıtan o sahne…

Ben, 8 yaşında mahallemizde oyun oynarken koca sakallı, canı cehenneme, pis bakışlı bir adamın tacizine uğradım.

Küçüksün anlamazsın diyorlar ya hani, o öyle değil işte.

Hala o değersiz hissedişimi, keşke kemiklerim kırılsaydı diye içimden geçirişimi unutamıyorum ben.

İnsanın belki en güzel özelliğidir unutması ve affetmesi…

Ben ne unutabildim ne affedebildim.

O olayı yaşadığım yaşlarda torunlarım var ama hala o ilk günkü nefretle ve bedduayla anıyorum o adamı.

Disiplinli bir anne oldum dedim ya hani, evet öyle oldum.

Bırakamadım çocuklarımı yalnız, ne zaman kendilerine hakim olabileceklerine inandım o zaman yavaş yavaş bırakabildim onları.

Çünkü onların anneleri 8 yaşında daha anne kuzusuyken, evde saç teliyle dünyaları bir eden bir aileye sahipken dışarıda gördüğü o muameleyle kendisini çöpten değersiz hissetti.

Çünkü onların anneleri, alakası olmayan bir üzüntüsüne ağlarken bile o sahneyle savaşıyor içinde hala.

O zamanlar 8 yaşında küçük bir çocukken ses çıkaramadım, anlatamadım. Yani nasıl anlatılırdı ki öyle bir durum, bilmiyordum.

Şimdi çok iyi biliyorum.

Sapıksınız siz.

Hastasınız siz.

Cinselliği ağaçta çiçekte gün gelir hayvanda, çocukta, kapı zilinde, cansız mankende arayacak kadar kansızsınız.

Kalbinizde ince fırça darbesiyle sürülmüş bir iyilik darbesi dahi yok.

Kötüsünüz.

Hani lafta ağasınız, paşasınız, sorsalar en büyük namus sahibi sizsiniz ya; en büyük namussuz sizsiniz.

Haysiyetsizsiniz, küçük çoçuğa bu travmayı yaşatacağını bile bile nefsine hakim olamayan acizlersiniz.

Senin anan bacına eskaza bir yan göz değse alır silahı vurmaya gidersin ya hani o adamı, birinin değerli olması için diğerinin bacısı anası olmaya mahkum bırakacak kadar yetersiz varlıklarsınız.

Acizsin sen. Yetersizsin. Hayatında hep yenilmişsin. Başarısızsın. Sevmeyi geçtim de sen hiç sevilmemişsin. Başın okşanmamış, okumaya geçtiğin o ilk hafta aferin kurdelası almamışsın sen.

Sen kimsin biliyor musun?

Göster bakalım amcalara diyen anne babaların ürünüsün.

Kızına hayır deyip, oğluna paşam diye küçük dağları senin yarattığına inandıran toplumun ürünüsün.

Yarına kalmasın, o çocukların her yaşı, içindeki can daralması yaratan her sahne çıksın karşına.

Sen çok ah aldın…

Sen çok vah aldın…

Gün gelsin oh diyerek izleyelim hepinizin sürünüşünü.

Ben en çok kendimden biliyorum,çocuk unutmaz çocuk da olsa affetmez onu içinde…

Ama çocuk susar, sen susma…

Çocuk Susar Sen Susma: Susma ki büyüsün insan.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Çocuk Susar Sen Susma için 1 cevap

  1. Yorumcunuz diyorki:

    keşke herkes sizin kadar duyarlı olsa…
    çok güzel yazmışsınız elinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir