Gece

Işık terk eder günü, Dünya anlar döndüğünü. Gün biter mi diye düşünürken yarın uğurlar bugününü.

Yıldızlar fener tutar, Ay ise Güneş’e kafa. Ay Dünya’ya derdini anlatır, Dünya Güneş’i tutarken lafa.

Kuşlar yerini cırcır böceklerine bırakır, işler dakikalar tıkır tıkır. Baykuşlar kahvesini yudumlarken, gündüz kuşları sütünü içer lıkır lıkır.

Renkli dünya uykuya yatar; siyah tüm renkleri içine çekip katar. Uzun uzun düşünmek istemeyenler durmaz hemen şimdi gidip yatar.

Gece en güzel şairdir, sevmeye gece de dahildir. Gününü geceye uzatanlar, ahmak değil mahirdir.

Birden duygusallaşır insan gece, düşünsem nedeni bir bilmece. Belki de karanlığa teslim olunca gözler, kalpten görmektir asıl olan daha bilgece.

Hisler anılara sarılır yavaştan, canlanır gözünde yaşanılanlar en baştan. Film şeridi gibi akan duygular yansır, gözlerinden düşen birkaç damla yaştan.

Kendinle karşılıklı oturmanın tam vaktidir, içten gelen sesi insanın bozulmayan naktidir. Gerçekler yıldızlar gibi belirirken karanlıkta, gündüzler gecelerden daha yapmacık ve sahtedir.

Hangi rüyalar kapıda sıraya girmiştir acaba? Bilinçaltımıza yolculuk için midir hep bu çaba? Hayallerim geceleri parlak yıldızlar gibidir, elimle tutup dolduramam hepsini bir kaba.

Gece gökyüzüyüm ben karanlıkta ışığı çok.

Gece gökyüzüyüm ben içimde umutsuzluğa bir yer yok.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir