Hayatı Sessize Almak

Hayatı sessize almak istiyorum.
Titreşime değil, sessize.
Hiçbir bildirimden haberdar olmadan kendimle baş başa bir an. Kendi sesimi sonuna kadar açıp kendi özümü dinleyebildiğim, sadece kendimi düşünebildiğim bir an. Sadece kendimi. İnsanlar yok, duygular yok, planlar yok; hatalar, sorumluluklar, cahiller, akıllılar…
Kimsenin umrumda olmadığı bir an.
Kim nerede, nasıl, ne zaman yok.
Neden, nasıl olur, niçin de. Her şeyin cevabı olsun sadece kendi içimde.
Yarın ne olacağını düşünmeden ne olacağımı düşünmek, kimseyi ne umuttan bir sandala bindirmek ne de umutsuzluğa düşürmek istiyorum. Kimseyi idare etmeden kendimi idareli kullanmak istiyorum.
Kendi sesimi ve ağzımı sonuna kadar açmak, ben susmak isteyene kadar konuşmak, durmak isteyene kadar koşmak, tüm sorularımın cevaplarını bulana kadar da sorular sormak istiyorum.
Yanlışlarımla doğrularımı kendim götürebilirim.
Üç nokta koyduğum cümlelerin sonunu noktayla da bitirebilirim.
Çünkü ben fırça değilim. Tuval de, boya da, palet de. Ben ressamın ta kendisiyim. Kendi resmime kendim karar verebilirim. Hiçbir şeyi resmime yansıtmak zorunda, taklit etme ve gibileşme yolunda da değilim. Bunu başarabileceğim için, bu “ben” olduğum için hayattan bihaber olmak istiyorum. Bencilce gelebilir. Ama zaten bunu yapmak “Ben”cilce. Sence, sizce veya onlarca değil. Kabuk değiştirebiliyorsak, yenilenebiliyor ve mutluluğu bulabiliyorsak hayatın sesinden uzaklaşmak, içimizdeki yabancı turisti yerli yapmak kaybederek kazanmak olmaz mı?
Herkes hayatının satrancında şahı mat yapma derdinde. Herkesin hamlesi birbirinden farklı. Önemli olan bu oyunda ne olduğuna karar vermek. Piyon musun yoksa şah mı? Zaferle mi ayrılacaksın yoksa diyeceğin şey kısa ama ağır bir “ah” mı?
Hayatın bir tarafı ağır bir tarafı hafifse tahterevalli olmanın bir anlamı olmaz.
Dilinde tüy bitiren cümleler bir kulaktan girip diğer kulaktan koşarak çıkıyorsa hayata serenad yapmak da gerekmez.
Bırak kendi şarkımı kendim dinleyeyim.
Kendi dansımı kendim edeyim.
Gösterdiğim değeri başkalarından ödemeli değil kendi içimden fazlasıyla geri alabileyim.
Benim masalım, benim dünyam olsun.
Hayat trafiğe takıladursun ben uçmayı seçiyorum.
İnsanlar birbirine rol yapadursun ben kendimi sahneye koyuyorum.
Hoparlörüm son ses açıladursun da ben hayatı sessize alıyorum.
Size de tavsiye ederim.

Bir dost.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir