Hüzünlüyümdür Prömiyerlerde…

Yaklaşık üç hafta önce güzel bir çalışmanın ürünü olan oyunumuzun prömiyerini yaptık. Desteği olan, emeği geçen, alkışları durmayan herkese çok teşekkür ediyorum tekrar. Prömiyer demişken yıllar önce yazdığım bir yazıyı buldum geçen, tiyatroya güzel bir giriş yaptıktan sonra küçük bir dönem tiyatrosuz kalmış liseli gencin yazısı, onu paylaşmak istiyorum sizlerle:

“Bir oyunun en güzel anı prömiyer değildir. Aslında prömiyerler hüzündür benim için. Buruk bir sevinç kaplar içimi hep, emek vermiş, gülmüş, eğlenmiş, sahnede vakit geçirmişsinizdir. Ve artık amacı sergileme vakti gelmiştir. Her şey bitecek, büyü bozulacak, o gece oyun sahnelenecek, şimşek gibi geçecek sahneler, antreler…

Tabii ki en son selama çıkarken seyircinin ruhuna dokunarak kazandığın alkış her şeye değer ama artık o güzel vakitler bitecek. Oyun hep oynansa bile artık rutine binecek, işimsi bir şey olacak. Salona gelip kostümünü giyip oynayıp gideceksin. Provalarda geçirilen onca zamanın yerine sadece hatıralar olarak akılda kalan şeyler avutacak seni. Dediğim gibi, prömiyerler hep böyle hüzünlüdür benim için; heyecan, stres, buruk sevinç ve mutluluk…

Sahnede unutulmayacak anıların anısına…“

Berk Can Karabağ

05.01.2015

00:32

Etiket(ler): .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir