Karanlıkta Herkes Kadar Görsem De

Ben bir mumum. Orta, ince bir mum.

Fazla yanarsam eririm, fazla soğursam donarım.

Ucumda bir fitil, yanar yanar sönerim. Aydınlığı karanlığa yakarım, karanlığı aydınlığa üflerim. 

Bazen kokarım misler gibi, sanki yandığımı gizler gibi. Canım acıyor mu sormazlar bana, hep yanmak zorundaymışım gibi.

Şekilli şukullu da olurum, sade veya dümdüz de. Kimisi karanlıkta hatırlar beni, kimisinin dostuyum gündüz de. Kimisinin yeni yaşı olurum, kimisinin mezar taşı; kimisinin dilek ağacıyımdır, kimisinin mahzen başı.

Benim yok mu peki aldığım yeni yaşım, eriyip bittiğimde üzülüp yaş dökünülen bir taşım? Herkes sevdiğine yakıyor ya beni, peki desem ben de bir muma aşığım.

Göz gözü görmüyorsa akıllara gelirim birden. Her şey parlak aydınlıkken hal hatır sormamak neden?

Sadece karanlığa değil umuda da ışık yakarım; yanlışlıkla düşüp yaksam her yeri umut değil sakarım.

Ben de baksam aynada kendime. Düzeltsem ben de sağımı solumu. Eriyen bedenimi ellerimle toplasam, atlasam arabaya çizsem kendi yolumu.

Etrafıma ışık saçıp dururum, sonra mum dibine ışık vermez olurum. Karanlıkta herkes kadar görsem de, aydınlığı hep içimde korurum.

Başka başka bakın artık bana. Sadece bir eşya değilim sana, ona, buna.

Hoş kokacak, yanacak, ısıtacak bir şey bulursunuz belki ama umudu benim kadar güzel yakarlar mı onlar, çaresizliği kendine hapsetmiş karanlığa?

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Karanlıkta Herkes Kadar Görsem De için 1 cevap

  1. BirYabancı diyorki:

    👍 Yazılarınızı çok beğeniyorum, kitabınızı dört gözle bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir