Kontrollü Bakış

Zor oldu. Gölgemden korkarak kaçarken onun aslında ben olduğuma kendimi inandırmak güç oldu. Arkaya dönmeye çekinen, geriye bakıp koşmaya çalışırken sürekli ayakları birbirine dolanıp yere kapaklanan beni, kovalanmadığına inandırmam çok zor oldu.

Geriye bakınca geride kalırım diye mi kaçıyordum bilemiyorum. Betimlenemeyecek kadar mı güzeldi yoksa dile getirilemeyecek kadar mı korkunçtu? Peki bunlar umurumda mı? Cevap: 😊

Kontrollü bakış diye bir yöntemim var geçmiş tahlili yaparken. Bunu yaşama uyarlarsam kontrollü yaşam da diyebilirim. Dünü, bugünü ve yarınıyla insan bir bütündür ve bu bütün dün vardı, bugün var, yarın da var olacaktır. Kontrollü bakış da bu ana yöntemin alt başlıklarından biri. Felsefem ise şu basit görünümlü iki cümleye dayanıyor: “Geçmişle savaşma, yok edemezsin. Bırak, sana şekil versin ve yüksel.”

“Pişman olacağın şeyler yapma”

diye kült bir söz vardır. Korumacı, kişiyi düşündüğünü, önemsediğini belli etmeye çalışan bir söz gibi geliyor kulağa. Oysa bana bomboş bir nasihat, uyarı gibi geliyor. Ve söyleyenin düşüncesini de belirttiği, yönlendirici bir söz aynı zamanda. Pişman olup olmayacağını şu andan nasıl bilebilirsin ki? İnsan kötü olsun diye bir şey yapar mı?

Hata yapmak insan doğasının gereğidir. Hata yaptığı için pişman olur. Geçmişini silmek, saklamak, hatırlamamak ve erişilmez kılmak ister. Bugünü etkilediği için geçmişte takılır kalır insan, ancak yarını da bugünden yok etmek üzere olduğunun farkında değildir. Ancak hata yapmak, pişman olmayı gerektirmez. İnsan hata yapmasaydı bugün gelişmiş olabilir miydi?

Kendini tamamlamanın tüm aşamalarında vardır hatalar. Tom Cruise ve Emily Blunt’ın başrollerini paylaştığı 2014 yılı yapımlı Yarının Sınırında (Edge Of Tomorrow) filminin asısında da yazdığı gibi: Live, Die, Repeat! Buraya şöyle bir görüş eklemek isterim. Film, bilim kurguda bir numara değil kesinlikle ama izlenebilir bir filmdir. (Spoiler Alert!) Binbaşı Cage’in her seferinde yeniden deneyerek sonunda görevi bitirmesi altta yatan fikir açısından ilham vericiydi. Filmde beni en çok etkileyen şey bu mesajdı. İkide bir “Ya bu oyunda, filmde, yazıda, şiirde, şarkıda, resimde ne anlatmak istediniz?” diye sorup eseri üretenleri darlayan ve küreği ellerinde hazır tutma alışkanlığı kazandıran o izleyicilere de bir gönderme gitsin buradan.

Yaşa, Öl, Yeniden Dene! Yarının Sınırında (2014)

Konuyu toparlayayım. Kendinize saygınızı hiçbir zaman yitirmeyin. Sizi yadırgayacak, hatta yargılama yetkisini kendisinde bulanlar olacaktır. Unutmayın ki o bedende yalnızca -bakın altını çiziyorum, yalnız- siz yaşıyorsunuz. Geçmişle kavga etmek kimseyi bir yere götürmez. Yaşadığınız şeyler için mutlu olun, “bunları yaşayabilmişim” diyerek. Bırakın o anılar hafızanızın bir köşesinde güzel zamanları, güzel duyguları geçmişten günümüze çağrıştıran köprüler olarak kalsın.

Sait Faik’in dediği gibi “Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.” Dünyadaki nefretten bıktıysak önce kendi içimizdeki nefreti dindirelim. Ne dersiniz?

14.4.19

 

Son kez pişmanlık duymak istiyorsanız işte şarkı önerim. Bakış açınız yaptıklarınıza değil yapamadıklarınıza kaysın. Ferman Akgül – Pişmanım

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir