Son Ada

Fark ettim de düzyazı yazmayalı çok zaman geçmiş. Metamorfoz bittikten sonra bir şey yazmayalı da biraz olmuş. Geri dönüşü ise ilk kez deneyecek olduğum kitap incelemesi ile yapmak istedim. Bunun altında birkaç farklı neden var. İçinde bulunduğumuz karantina sürecinde eve kapanmanın getirdiği gözlem kısıtlılığı ve hayal gücünü genişletmek için farklı dünyalara açılma isteği (bunun başını özellikle farklı yazarların roman ile öyküleri çekiyor) ve bu konuda içerik bakımından okuduklarım arasında beni en çok etkileyen kitap olan Zülfü Livaneli’nin Son Ada romanını ablamın bana önermiş olması başlıca nedenler.

Daha en başında Zülfü Livaneli’nin 74 yaşında olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Bağlama derslerine başladığımda on dört-on beş yaşlarındaydım. İlk öğrendiğim ve daha sonra asla unutmayacağım türkülerini, şarkılarını çaldığım bu sanatçı ile farklı bir boyutta tanışma fırsatına erişmiştim. Müzik öğretmenimin de dediği gibi “özgün müzik” idi. Artık onun dilini okuyup çalabiliyordum. Yaşım ilerledikçe kaleminin de güçlü olduğunu sağdan soldan öğrenmiştim. Birçok şarkısının sözlerini kendisinin yazdığını öğrendiğimde saygım daha da artmıştı.

Ülkemizde hakkında ön yargı oluşmuş birçok müzisyen, şair, yazar gibi kendisi siyasi görüşleri ve fikirleri yüzünden hapis yatmış. Ne acıdır ki son da olmamış!

Ve en son da romanları olduğunu öğrendim. “Son Ada” ile tanıştım. Bu roman da beni kitap incelemesi ile tanıştırdı. Ne güzel bir zincir oluşmuş böyle.

Lise edebiyat derslerinde gördüğümüz bazı dil anlatım özellikleri var hatırımda. Akıcılık, yoğunluk, yalınlık vs. … Livaneli’nin Yaşar Kemal’in ön sözüyle başlayan bu kurgu romanında dil öyle yalın ve akıcı ki, okurken ne zaman sona geldiğinizi anlamanız mümkün değil.

Anlatımda ise birinci tekil şahsı seçmiş fakat karakterin sinik kişiliği sayesinde ana karakterlerin kim olduğu hakkında birden fazla fikir yürütmek mümkün. Ayrıca anlatıcı konumundaki karakterin “öğretmenim” dediği Yazar’ın ağzından dile getirilen edebi görüşlerin Livaneli’nin kalemiyle örtüşüyor olmasını Zülfü Bey’in yazarlık anlayışını açıklaması olarak yorumlarsak hiç de haksız sayılmayız.

Romanda yazar, adını anlatıcının verdiği Son Ada’nın ütopik hayatının, faşist düzeni temsil eden ve Son Ada dışında kalan tüm ülkeyi yaşanmaz ortamın oluşmasına neden olan Başkan’ın adaya gelmesinden sonra nasıl bir distopyaya dönüştüğünü zihnimizde canlandırarak adeta gözümüze sokuyor.

Burada dikkatimi çeken bir husus var. Livaneli, romanı 2008’de yazmış. Son Ada’da geçen çevre katliamları ve itirazlara karşı kullanılan argümanların daha sonraki yıllarda -bizler de beyin ve zihin gelişimimizle ancak farkına varabiliyoruz- karşılaştığımız birçok gerçekle kan dondurucu derecede benzerliği benim için Livaneli’nin başarısıdır. Ayrıca ada halkının beyinleri tutulmuş gibi sorunların asıl kaynağını göremeyip çarpıtmaların arkasından gitmeleri de yabancı olduğumuz bir durum olmasa gerek.

Anlatıcının küçük hikayelerle anlatımı zenginleştirmesi ve pekiştirmesi ayrıca lezzet katan bir noktaydı benim için. Anne ve yavru serçenin hikayesi ve “Tavşan korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar.” sözleri bu romandaki en beğendiğim anlatım zenginlikleriydi.

Müziklerindeki gibi bu romanında da özgün bir anlatıma sahip olan Zülfü Livaneli için Yaşar Kemal ön sözünde “Zülfü, büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.” diyor.

Aklımda sorular ve cevaplarını arama isteği uyandıran benim çok beğendiğim bir roman Son Ada.

Demokrasi dediğimiz şey çoğun yanında azı eziyorsa gerçek ve ideal midir? Halkın adına seçilmiş -nasıl ve neye göre seçildiği de muallak olan- bir grup halkı temsil edip onlar adına kararlar alabilir mi?

Romanın kahramanları olarak nitelendirebileceğim martılara ise ayrıca değinmek gerek. Bir ve yürekli olmanın, zalimlerden kaçmak değil, zalimlerin üstüne yürümek gerektiğini gösteren martılar, yavrularınızla çok yaşayın.

Ve bakkalın sakat çocuğu.

Kalbi sakat olanlara inat, sen çok yaşa!

 

6.6.20

Trabzon

Zülfü Livaneli – Özgürlük

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir