Tünaydın

Hislerim, sislerim, kaprislerim, kalbimdeki varislerim… Biraz sevgi ver isterim. Açılmamış kalemler, bomboş beyaz defterlerim. Kederlerim, öfkelerim, keşkelerim, meşkelerim. Biraz dert mi pas geçerim. Nerede bulut, yok mu umut? Boşver unut, gel geçelim.

Acıymış, macıymış, köşedeki dondurmacıymış. Üç top sade üç top mazi, kalbim olmuş yoktan gazi.

Sevinenler, üzülenler, özlenenler, gözlenenler. İhanetten közlenenler, kalp çalıp da gizlenenler. Doğru yolda izlenenler, çamur atarken pislenenler. Düşerken seslenenler, saf kalplerden beslenenler. Zirvedeyken pes edenler, yoktan yere heveslenenler! Bırakın bence siz bu işi değişmez hayat yok ki fişi. Sen çiviyle tuttursan da değiştirir seni üç beş kişi.

Koşmalıydım, kaçmalıydım, doğaçlama mı yapmalıydım? Belki de yerde ararken uçup havada kapmalıydım.

Güz oldum, söz oldum. Hayallerle yüz göz oldum. Sayfalarca yaza yaza bir boşaldım bir doldum.

Güneştim, güreştim, kalktım ve hep yüzleştim. Kalbime imza atarken aklımla hep sözleştim. Yel oldum, el oldum. Bir yağdım ki sel oldum. Koca bir kap olayım derken belki de hep bir süzgeçtim. Ne tik attım ne çarpı bazense düz geçtim. Ne bir baştım ne de kuyruk, sadece bir yüzgeçtim.

Dünyaydım, hülyaydım belki de bir rüyaydım. Güneş yine tam tepede benden güne tünaydın.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir